Sponsor:www.loxol.tvloxol.tv video izle
 
       

Geri Git   Betbul Bahis Forumu > Takımlarımız > Beşiktaş

Yanıtla
 
Konu Araçları Mod Seç
Eski 21-09-2007, 17:19   #1
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
BEŞİKTAŞ Köşe yazıları..........

KAZIM KANAT........

Gençliğimin en güzel yılları Beşiktaş Yenimahalle’de geçti...
O harika Abbas Ağa parkında unutulmaz günler..
Özellikle iki kişiyi hiç unutmam...
Galatasaraylı Tayfun hoca (sonradan TRT genel müdürü olan Prof. Tayfun Akkgüner...)
Fenerli Şenes...(UEFA As başkanı Sevgili Şenes Erzik)
Ne güzel günlerdi...
Askere oradan gittim..
Döndüm bu kez Kılıç Ali’ye taşındım.
Serencebeyli oldum.
Karım Sevinç tuz babalıdır.
Yani Beşiktaş’ın en koyusundan..
Oğlum oradan gitti, seçmelere katıldı torpilsiz Beşiktaş futbol okulunu kazandı.
Anlayacağınız ben Köy içiliyim.
Şimdi moda deyimle Çarşı’lıyım...
Beşiktaş’ı severim; forması için.
Rakiplere saygı duyarım: Beşiktaşlı olduğum için.
Beşiktaşlı duruşunun ne olduğunu bilirim. Çünkü; Hakkı Yeten’in terbiyesinden geçtim.
Mütevaziyim. Süleyman Seba’nın yanında büyüdüm.
Dostlar...
Kısaca Ben Beşiktaşlıyım ve Çarşılıyım...
Şimdi gelelim şu cinayet olayına:
Üzüldüm...
İncindim...
Kırıldım...
O çocukları tanırım. Yeminle söylüyorum: karıncayı bile incitmezler.
Nasıl oldu, neden oldu orasını tanrı bilir.
Benim bildiğim şudur:
Bu üzücü olaydan sonra:
Çarşı’yı yok etmek var ya...
İşte o olmadı dostlar.
Çünkü;
Çarşı bir felsefedir.
Çarşı bir yaşam biçimidir.
Buralara nasıl geldik, bu işler neden ve niçin oldu derseniz o zaman size iki adres gösteririm.
Bu olayı; Başkan Demirören’e sorun derim.
Menecer Sinan Engin’e sorun derim.
Diyeceğim hepsi budur.
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-09-2007, 14:07   #2
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
CEM DİZDAR......

Oradaydım, anlamadım

23.9.2007



Erken gelen, beklenmedik 2 golden sonra bana sorarsanız; Ertuğrul Sağlam paralize oldu. Yine de ben maçın içinde olan biteni anlamamamı futbol cahilliğime verdim. Yaklaşık 70 dakikadan fazla süre, orta sahanın ortasında görev yapan ve maçın başından sonuna kadar sağa-sola deli gibi koşan Serdar Özkan’ın neden son 10 dakikada sağ kanada çekildiğini anlayamadım. Serdar, o kadar bitkin görünüyordu ki, bomboş pozisyonda Tello’nun önüne yuvarladığı topa koşacak mecali yoktu. Yine anlamadım... Higuain neden sağ kanada alındı. Ve yine anlamadım... Neden 10 dakika sonra tekrar ileri ikilide oynamaya başladı. Bana sorarsanız yapılacak şey basitti; çünkü sonuçta karşısında da Liverpool ya da Chelsea yoktu. Yaratıcı bir göbek oyuncusu -ki elde Delgado var. Kanatta iki tane Serdar. Maceraya gerek var mıydı? Takımla bu kadar oynanırsa futbolcu da ne oynayacağını şaşırıyor. Öyle ki, bir pozisyonda sağ tarafta koşan, sol ayaklı İbrahim Üzülmez’i gördüm. Üzülmez, kendi koridorunu bile kullanmakta güçlük çekerken sağ tarafta işi neydi? Doğrusu bunu da anlamadım...
Yani diyeceksiniz ki; ben bu maçtan hiçbir şey anlamamışım. Vallahi öyle oldu. Ben Ertuğrul Sağlam’ın bu maçta ne yapmak istediğini anlayamadım. Yine de, onun benden daha çok şey bildiği de şüphesiz. Mutlaka bir bildiği vardır. Ama alınan bu skor da, sezon başından beri hissettiğim tedirginliği gidermeye yetmedi.
Bana sorarsanız; sıradan ama sahici bir galibiyet. Bundan sonra yapılacak tek şey, “Önümüzdeki maçlara bakmak...”



Cem Dizdar cdizdar@fanatik.com.tr
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-09-2007, 14:12   #3
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
Bereketli bir gün

23.9.2007



Dün, hem Beşiktaş açısından hem de benim için bereketli bir gün oldu. 3 müsabaka izledim art arda. Hem futbola hem de gole doydum.
Fulya’da saat 14.00’te B Genç Takımı, Maltepe’yi 9-0 mağlup ederken, Orhan, Necip, Furkan, Ömer ve İlkcan’ın mükemmel oyunlarını ve gollerini izlemenizi isterdim. Beşiktaş’ın geleceği olan bu gençler mükemmeldi.
Ardından saat 16.00’da Fikret Demirer’in PAF Takımı, Denizli’yi Batuhan, Mehmet Sedef ve Onur’un harika golleriyle 3-0 mağlup etmesinden sonra, soluğu İnönü Stadı’nda aldım. Aynı bereketin burada da yaşanmasını çok arzu ediyordum. Esame listesi elime geçtiğinde biraz kafam karışıktı. Ertuğrul hoca, Beşiktaş’ın düne kadar en istikrarlı bölgesindeki oyuncularla oynamıştı. Ama bazı olmazsa olmazlar var. O da, çok mecbur kaldıkça, eğer Serdar Kurtuluş kulübedeyse, İbrahim Kaş sağ bek olmaz. Beşiktaş’ın haftalardır en büyük problemi; rakip alana çabuk geçememesi, hücumda çoğalamaması, golcüleri mümkün olduğu kadar yalnızları oynaması ve kaleden de uzak kalmaları. Bunun için son 5 haftada rakip kaleye 4 gol attılar. Ama dün çift santrafor oynaması, Nobre’nin çok istekli olması, Mehmet Yozgatlı, Tello, Cisse, hatta Serdar Özkan’ın golcülere yakın olunca oyun 2-0’a kilitlendiği anda bile bizlerde ve tribünde rahatsızlık yoktu.
Ölü top ustası Fikret Demirer’in hediyesi Tello, bana göre Nobre ile beraber dünün yıldızıydı. Başlangıç sıkıntılı oldu, sonuç huzurlu bitti, benim için de başta dediğim gibi bereketli bir gün oldu...
Not: Yunus Yıldırım mı? O zaten dağılmıştı, bu satırlara sığmaz. Cisse’de profesyonel olduğunu unutmamalı.



Yemen Ekşioğlu yeksioglu@fanatik.com.tr
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-09-2007, 14:59   #4
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
23 Eylül 2007
Tribün ateşi

Korkut GÖZE

BEŞİKTAŞ’ın 10 dakika gibi kısa bir zaman diliminde yediği iki komik gole gülüp geçtim...

Ve bir süre tribünleri izledim. Beşiktaş’ı girdiği komadan uyandırmak için yırtınan muhteşem bir koro... Beşiktaş’ın sırtına bir taş gibi çöken 2-0’lık skora hiç aldırmadan, öfkesini de hiç hissetirmeden gönül verdiği takımı alkışlıyor, ve yüreklendiriyordu...

Beşiktaş, 2-0 yenik düştüğü oyunda ilk 45 dakika bitmeden iki golle karşılık vermişse, bunun tek nedeni tribünlerden aldığı moraldi.

Bu kükreyişte başka neden arayanlar hiç kafa yormasın. Ne bir sistem ne de bir taktiğin getirdiği kükreyişti... Sadece, tribün-futbolcu kaynaşmasından doğan bir moral kondisyonun fışkırmasıydı.

Gözlerimi tribünlerden çekip Beşiktaş’ı izlemeye başladım. Sezon başından bu yana hiçbir maçın ilk 45 dakikalık bölümünde Beşiktaş’ı böylesine tempolu ve istekli görmemiştim.

Bu değişim hemen fark ediliyordu. Ceza sahasına girmek ve pozisyon üretmek için inanılmaz sancılar çeken Beşiktaş, Denizli kalesinde fırsat zenginliği yaşıyordu.

* * *

VE her bir Beşiktaşlı oyunun içindeydi. Sadece Tello diğerlerinden farklıydı. Ricardinho ve Delgado’nun oynamadığı bir maçta sanki liderliğe soyunmuştu. Liderliğin de ötesinde, iş ahlakı ve kazanma hırsı hepsinden anlamlıydı.

Bunları düşünürken, Beşiktaş rekor düzeyde pozisyon yakalıyordu. Yine de söylemeden geçemeyeceğim... Her rakip atakta Beşiktaş tribünlerinin üzerine bir korku bulutu çöküyor. Basit hatalar beklenmedik anlarda skoru ve sonucu tehdit ediyor İkinci yarıda Denizlisporlu Serhat’ın direkte patlayan şutunu hatırlayın... Beşiktaş savunmasının kronik hatalarından biri değil miydi!

Mehmet Yozgatlı’dan daha etkili bir performans bekliyordum. Dağınık ve etkisizdi...

Serdar Özkan, bir ara tek başına maçı kurtarmaya kalkıştı. Topla gereğinden fazla oynadı... Ancak, her şey kazanma duygusundan kaynaklanıyordu. Biraz da toyluğundan ve heyecanından... Yine de oyunun etkili isimlerinden biriydi.

* * *

OYUNUN ikinci yarısında Cisse’nin performansı herkes gibi beni de şaşırttı. İlk 45 dakikada oyunda pek hissedilmeyen Cisse, final bölümünün etkili aktörüydü. Ama gördüğü sarı kartı kırmızıya kadar zorlaması yanlış bir davranıştı.

Ve oynamasa da bir futbolcu kafamı kurcaladı.

5 milyon Euro’luk Delgado, Ricardinho’nun oynamadığı bir maçta kulübede oturuyordu. Ve yeni transfer Arjantinli Higuain de oyunun 70. dakikasında sahne alıyordu.

Ben bunu yadırgadım. Biliyorum ki, başkaları da kızıyor...
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-09-2007, 13:01   #5
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
Hakem suçu!

Korkut GÖZE

ERTUĞRUL Sağlam, Ali Sami Yen’in sessizliğine ve Hakan Şükür ile Lincoln’ün yokluğuna aldanmadan sahaya bir derbi onbiri sürdü.

Göbeği Serdar Kurtuluş-Koray Avcı ikilisi ile kapattı. Cepheden gelecek G.Saray fırtınasına bir dalgakıran oluşturdu.

Kanatların sağında Serdar Özkan, solunda Tello... Ve hücumda Nobre-Bobo... Bir bakıma, hücum ve savunma dengelerini eşitlemeyi amaçlamıştı Ertuğrul Sağlam...

Kağıt üzerinde her şey güzel görünüyordu. Oysa, düşüncelerin sahaya yansıması farklıydı Beşiktaş’ta. İlk 45 dakikanın raporunda, G.Saray kalesine Tello’nun dışında şut atan tek kişi yoktu. Tello’nun tek şutu da gol oldu.

Beşiktaş’ın en hareketli bölgesi kanatlar Ali Sami Yen’in sessizliğinde derin bir uykuya daldı. Ne Serdar Özkan’ı, ne de Tello’yu koşturacak bir kanat yardımlaşması gelişmedi bu bölgede.

Ne garip... Tello’nun golü de Beşiktaş’ın ilk yarıdaki tek kanat atağında gerçekleşti. Serdar Özkan sola kaçtı, Tello’ya çıkardı. Ve gol geldi... Oysa Beşiktaş, kanattlardaki etkinliğini ön plana çıkarmalıydı. İlk tercihi de bu olmalıydı...

* * *

Ricardinho’nun yokluğunda, Beşiktaş hücum trafiğinde sıkıntılar yaşadı.

Göbekte Serdar Kurtuluş ile Koray Avcı işin savunma yönüne ağırlık verdiler. Zaman zaman hücum hevesleri de sınırlı ve etkisizdi. Sağlam, Delgado’yu oyunun final bölümünde düşündü. Belki de bir plan gereği uzun süre kulübede bekletti. Oysa, Delgado’nun varlığı Beşiktaş’ın sıkıntılarını belirli ölçüde giderebilirdi.

Beşiktaş’ın yediği ilk golde yanlış bir hakem kararı vardı. Arda’nın ayağından çıkan topa Selçuk Dereli "Aut" dedi. Yan hakem korneri işaretledi. Ve kornerden gelen top gol oldu.

Bu, Beşiktaş’ın ilk şanssızlığıydı!

İkinci G.Saray golünde Selçuk Dereli’nin penaltı kararı ise, tartışmaya açık. İBrahim Toraman’ın darbesi Arda’ya değil topaydı. Serdar Kurtuluş’un hareketi ise tartışılır.

Bu da Beşiktaş’ın bir başka şanssızlığıydı!

Beşiktaş’ın derbideki performansını beğenmedim. Başkalarının da beğendiğini düşünmüyorum. Ama iki yanlış karara yenik düşmesini de bir hakem suçu olarak görüyorum.
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-10-2007, 11:23   #6
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
21 Ekim 2007
Burak ders verdi

İsmail ER

TRABZON kentinin yetiştirdiği ünlü eğitmenlerinden Ala Türkmen'in, Vargit adlı mükemmel bir kitabı vardır.

Okurken duygulanırsınız, ağlarsınız, sızlanırsınız. Tıpkı kulüplerine tutkun olan taraftarların sevgisi gibi, aşkı anlatır Türkmen... Beşiktaş ve Trabzonspor'a futbolu unutturan teknik patronlar dünkü maçta cevaplarını aldılar; "Vargit." Ertuğrul Sağlam ile Ziya Doğan, kulübede varlar ama takım kurgusunda ve sistemde yoklar.

90 dakikada beş golün olduğu ama futbolun olmadığı maçta heyecanı, yardımcı hakem Baki Tuncay Akkın kaleci Rüştü'nün hareketini yanlış görerek yaptı. Hakemlerin yapmaya devam ettiği hataları görünce Yıldırım Demirören'i hatırladık. Hani, masaya yumruğunu vurduğunda toz kaldıracaktı. Hilmi Ok değil yay gibi olmalıydı. Hakemler sanki birilerinden intikam alıyor.

Sedef niye oynatılmıyor?

Beşiktaş'ı izleyenler ya sezon başında iyi hazırlanamadığını ya kadronun kalitesiz ya da teknik patronun işi bilmediğini düşünürler. Milli takımın performansına bak Beşiktaş'ı gör. İkisi de birbirinin aynası. Her maçta değişken kadro. Ne kadar hızlı olursa olsun, milli takımın sol beki İbrahim Üzülmez dün yenilen iki golün kahramanıydı. Ertuğrul Sağlam biraz sağlıklı düşünebilse rotasyon yapar; geçen sezonun kahramanlarından Mehmet Sedef'i zaman zaman Üzülmez'in yerine monte ederdi. Sezon başından bu yana suratına bile bakılmayan Burak Yılmaz, Trabzon'da attığı nefis golle ve oynadığı futbolla teknik heyeti uyandırdı.

Dünkü galibiyet güzel ama çarşamba günkü rakip Liverpool'un Trabzonspor'a benzemeyeceğini vurgulamak isterim. Liverpool gibi bir takım 2-0'dan maç vermez. Hele hele Şampiyonlar Ligi'nde hiç vermez.

Trabzonspor için fazla bir şey yazmaya gerek yok. Bunca masrafa ve çabaya rağmen iyi bir ekip kurulamamış. Takım, ruhunu teslim etmiş.
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 21-10-2007, 11:25   #7
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
21 Ekim 2007
Yürek işi!

Korkut GÖZE

OYUNUN ilk 45 dakikalık bölümü bir halı saha maçını andırıyordu. Hele, Beşiktaş’ın 6 dakika gibi kısa bir zaman diliminde yediği iki gol tam anlamı ile bir komediydi.

Her iki golün doğuşu Gökhan Zan’ın iki hatalı pasından kaynaklandı. Ayağındaki topu kalktı, rakibe attı. Ve aynı pozisyonda iki ani baskın Beşiktaş savunmasını ve skoru fena hırpaladı. İkinci golde İbrahim Üzülmez’in, Yattara’ya sunduğu pozisyon rahatlığı da hatalar zincirinin son halkasıydı.

Bir mahalle takımı bile böyle kolay goller yemezdi. Söylediğim gibi ikisi de halı saha golüydü!

Böylesine kolay gollere kızanların öfkesi hala kulaklarımı tırmalıyor. İşitmesem de neler söyleyeceklerini biliyorum...

Bu, Beşiktaş savunmasının yediği ilk halt değil ki!

* * *

Teknik direktör Ertuğrul Sağlam’ın maç öncesi beyanatını hatırlıyorum. Kısa bir yorum yapmıştı...

Çocuklar söylediklerimi uygulasın. Alırız maçı.

Ertuğrul Sağlam, çocuklara neler söyledi, bilemiyorum... Ancak, İlk 45 dakikanın geneline bakıyorum, ne yaptığını bilen tek kişi vardı. O da tartışmasız Delgado!

Maç öncesi dostlarla konuşurken, Delgado gündeme geldi. Onun yürekli bir futbolcu olduğunu laf arasına sıkıştırdım ve dedim ki...

Hiç korkmadan tekmeye kafasını uzatıyor!

Sanki içime doğmuş. Beşiktaş’ın ikinci golünde suratında patlayan tekmeye hiç aldırmadan uzattı kafasını. Ve Bülent Yıldırım hiç düşünmeden çaldı penaltı düdüğünü.

Delgado’nun bu cesareti maçın seyrini değiştirdi. Yalan mı!

* * *

BEŞİKTAŞ’ın ilk 45 dakikadaki pas hataları, düşündüklerini uygulama fırsatını frenledi. Yine de yakaladığı pozisyon zenginliği moral açıdan Beşiktaş’ı yüreklendirdi. Oyunda devamlılığını sağladı.

Maç sonrası Jean Tigana’nın bir sözü aklıma geldi. Hep tekrarlayıp dururdu...

"Beşiktaş attığı gollerin değerini bilmiyor. Ve çok kolay goller yiyor!"

Bir ara düşündüm... Bu maç seyircili oynansaydı, Beşiktaş 2-0’lık yenilgiden kurtulup, skoru eşitleme ve daha sonra kazanma şansını yakalar mıydı?

Hadi, böyle bir hesaplaşmayı da kenara itelim... Dünün koşullarına, hatta 2-0’lık skor dezavantajına... Üstelik, son 10 dakikayı 10 kişi ve de kalecisiz oynamasına karşın, Beşiktaş bu maçı kazanmalıydı. Kazandı da ... Ne yaptı da kazandı?

Trabzonspor’un 2-0’dan sonra oyunu daha farklı algılaması gerekirdi. Bunu beceremedi Karadeniz ekibi. Ve Beşiktaş, rakibin hatasını iyi kullandı, pozisyonları değerlendirdi. ve ısrarla skoru kovalayıp, aldı maçı...

Maç sonrası Bobo’ya koşanlara baktım ve Pancu’yu hatırladım... Beşiktaş, Saracoğlu’ndan sonra bir kaleci de Avni Aker’de yarattı...

Şimdi de Bobo tişörtlerinde bir patlama olursa, hiç şaşmayın!
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-11-2007, 12:59   #8
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
YILDIRIM DEMiRÖREN YETEEERRRRRRR!!!!
12.11.2007 22:00´dan beri toplam 15.809 kisi "Yildirim Demirören Istifa!" dedi.

Bir Imza da Sen Ver!



Koskoca 104 yillik çinar BEŞİKTAŞ, hayati boyunca sizin kadar basiretsiz,verdigi sözleri yerine getiremeyen bir baskan görmedi. BEŞİKTAŞ'in koltuguna oturdugunuzdan beri 4 sene geçti hala o koltugun agirliginin farkinda degilsiniz.

Sivas maçi sonrasi açiklamalarinizda bile taraftari suçlayarak o makami bir kez küçük daha düsürdünüz. Bu taraftar geldiginiz günden beri sizden hiç bir zaman büyük basarilar beklemedi sizden istenen BEŞİKTAŞ baskanina yakisir hareketlerde bulunmaktir.

Siz ne yaptiniz;

- Serdar Bilgili zamani takimi yüz üstü biraktiniz, "baskan adayi olmam" dediniz ama oldunuz.
- Seçimden önce anlastiginiz Lothar Mattheusu seçimi kazandiktan sonra yüz üstü birakip baska bir antrenörle anlastiniz.
- Del bosque gibi dünyaca ünlü bir hocanin arkasinda oldugunuzu belirttiniz ve kovdunuz.
- "Riza Çalimbay evladimizdir ancak benimle gider" dediniz, evladiniz gitti ve siz koltugu birakmadiniz.
- Gordon Milne tam yetkilidir dediniz adama aylarca bosu bosuna para ödediniz, bir de hiç bir sey yokmus gibi tazminat verip gönderdiniz.
- Koskoca BEŞİKTAŞ Erkek Basketbol Takimini 3 kurusa Cola Turkaya sattiniz .
- "Ben burda oldugum müddetçe mahkemesi bitmeden Sinan Engin göreve gelemez" dediniz, "Tigana´nin gitmesi için benden yardim istedi" diyen Sinan Engin'i tekrar göreve getirdiniz
- "Tüm branslarda sampiyonluk" dediniz Voleybol takimimiz su anda 2.ligde.
- 6 ayda bir gerek forma üreticisi gerekse de forma sponsoru degistirdiniz.
- "Localar yikilacak" dediniz yine sözünüzde durmadiniz.
- BEŞİKTAŞ´in hisselerini hiç sikilmadan sürekli sattiniz.
- Senelerce çaba sarfedilerek alinan Fulya projesi'nin çeklerini proje daha bitmeden kirdirdiniz.
- Akatlar Spor Kompleksi´nin adini Cola Turka Arena yaptiniz.
- Türkiye Kupasi´ni Baba Hakkilarin, Seref Beylerin mezarina götüreceginize UluSOYSUZunuzun babasina götürdünüz
- Sanki babanizin kulübü gibi kafaniza göre para verdiniz aldiniz, verdiniz aldiniz.
- Taraftara sirin gözükmek adina febe'nin artiklarini topladiniz.
- Ülker´in sponsorlugunda BEŞİKTAŞ'in katledilisini hala izlemektesiniz.
- Milangaz febe maçlarina reklam verecegine, reklamlari BJK TV'ye verdirseydiniz.
- "BEŞİKTAŞ ile ilgili haberler BJK TV'den yapilacak" dediniz, BJK TV'yi Dogan Holding'e sattiniz.
- Millet Lig Tv'nin kablolarini kesiyor, siz o´nun yayinladigi maçlara reklam veriyorsunuz.
- Ali Gültiken´i hiç suçu günahi yokken, çok da basarili bir menajerken, etik olmayan bir sekilde görevden aldiniz.
- Sirf Trabzon yabanci oyuncu alabilsin diye ellerindeki Jun denen kalitesiz adami transfer ettiniz.
- Kulüpler Birligi toplantisina bir tane yönetici göndermeyip haklarimizi TS´li yöneticiye devrettiniz.
- 2 milyon dolar için futbol subesini Celal Kolot´a sattiniz.
- Orhan Yildirim gibi spor yazarlari'ni sizi elestiriyor diye, susturmak için Seyahat islerini onun sirketine vererek eteginizdeki taslari dökmesini engellediniz.
- Kivanç Oktay kayinçonuz diye yaptirdigi evleri futbolcu alacaklarina karsilik sattiniz.
- "BEŞİKTAŞ büyük lokmadir, bogazinizda kalir" dediniz, elaleme bizi rezil ettiniz.
- Ismet Arzuman, Affan Keçeci gidecek dediniz, adamlarin belki de maaslarina zam yapildi, ne gitmesi.
- Ezeli rakibinizin sampiyonlugunu isteyecek kadar BEŞİKTAŞ'li olmadiginizi gosterdiniz.
- Sivas maçina paf takimiyla çikacagiz dediniz, sözünüzü yediniz.
- Her icraatinizda, her sözünüzde BEŞİKTAŞlilik durusunu ayaklar altina aldiniz

Iste bu ve bunun gibi nice örnekler gösteriyor ki; Siz asla BEŞİKTAŞ'li olamazsiniz. Bu yüzden DEMIROREN ISTIFA!!!

Dip Not: O kadar cok yanlis yaptiniz ki bunlar hatirlayabildiklerimiz. Unuttugumuz yanlisiniz varsa bize yeter@demirorenistifa.com adresinden bildiriniz Sayin Yildirim Demirören.




Bir Imza da Sen Ver!


imza listesi - ana sayfa


BEŞİKTAŞ BASKANI SÖZÜNÜ YEMEZ!!!
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 01-01-2008, 15:12   #9
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
Holosko abartıldı

Can BARTU

Beşiktaş, 5 milyon Euro ve Koray ile Burak karşılığında Vestel Manisaspor’dan Holosko’yu renklerine bağladı. Büyük tepki çeken Slovak yıldızın transferi, siyah beyazlı takıma ne katkı sağlar?

ONU sahada göreceğiz. Vestel Manisaspor’un hocası Giray Bulak, Holosko için, "İdeal santrfor değil. İleride büyük saha yakalayınca oynar, ceza sahası içinde dar alanda becerisi yok" diyor. Beşiktaş kontratak oynayan bir takım değil. Bastırıp, rakibini 18 içine hapseden bir ekip. Bu yıllardır da böyle oldu. Slovak oyuncu burada kendini gösteremezse, tepki görür. Bu da transferin yanlışlığını ortaya çıkarır.

Holosko’ya verilen para yönetimin tasarrufudur. Ben buna bakmam. Ben, Holosko’nun Beşiktaş’a ne vereceğine bakarım. Faydalı olması, takımını yüceltir. Bu kadar tantanası yapılacak ve liste başı olacak bir oyuncu da değil ayrıca. Transferi çok büyütüldü. Kuvvetli ve süratli bir oyuncu. Tabiki faydası olur ama karşılığında Vestel Manisaspor’a verilen iki futbolcu da değerliydi. Burak bir nebze de Koray, Beşiktaş için çok yararlı bir isimdi.

Ertuğrul Sağlam, bu iki ismi sezon başında kafasından silmişe benziyor. Bu yanlış. Bir hoca, futbolcusunu sonuna kadar kazanmak için uğraşmalıdır. Sezon başında isteyip, istememek büyük hata. Böyle yaparak otorite sahibi olduklarını düşünüyorlar. Aslında, antrenörlük kariyerlerinden çok şey kaybediyorlar.

Kaliteli bulamazsın

Ertuğrul Sağlam’ın kafasına göre gitmesi gereken oyuncular gitti. Belki de Beşiktaş’a hiçbir şey vermeyen oyunculardı ona göre. Buna saygı duyarım. Ama bu operasyonun zamanı yanlış. Devre arasında olmaz. Sezon sonunda ipleri koparırsın. Sezona da kendi kurduğun kadroyla başlarsın. Bu tarihte yaparsan alacağın oyuncu problemli olur, antrenörle takışan oyuncu olur, faydalanması zor oyuncu olur. Kaliteli oyuncuyu devre arası transferinde zor bulursun. Holosko’nu alınmasını Ertuğrul Sağlam çok istiyordu. Yönetim de aldı. Ancak Beşiktaş, transferde yine dengesiz işler yapıyor...

__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 25-01-2008, 14:21   #10
Üstad
 
Bal-Kes kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,660
Spor Toto derecesi:
[size="3"][/S KAZIM KANAT: "Beşiktaş bu sene şampiyon olur demiyorum, olacaktır diyorum."

--------------------------------------------------------------------------------

Beşiktaş bu sene şampiyon olur demiyorum, olacaktır diyorum.
Elbette;
İddialı konuşmak riskler taşır.
Ya Beşiktaş olamazsa.
Elbette;
O zaman benim kıç üstüne oturduğumu, “Hani ne oldu. Beşiktaş şampiyon olacaktı” alaycı seslerini diyeceğim.
Bu çok normaldir.
Ama birileri de inandığı doğruları söylemek ve savunmak zorundadır.
Söylediklerini de bir akıl süzgecinden geçirmek zorundadır.
Benim bu söylediklerimi çok basit iki olayla anlatmak istiyorum.
Yani iki fotoğraftan söz edeceğim.
Konya-Beşiktaş maçı.
Nobre golünü atıyor.
Manzara 1;
Saha içinde tüm takım çılgınca seviniyor. Yani oynayanlar sahada kenetleniyor.
Manzara 2;
Saha kenarında yani yedekler kulübesinde oynamayan oyuncular birbirleri ile sarmaş dolaş olmuşlar.
Bu tablo çok mu önemli derseniz şunu derim;
Evet...Çok önemli. Bu tablonun adı takımdaş olmaktır.
Hatırlayın;
Beşiktaş şampiyon olduğu her yıl (Bu başarılı olan her takım için altın kuraldır) sahada ki ve saha dışında ki futbolcular bir aile gibiydi.
İşte bu ışık benim için şampiyonluğun ışığıdır.
Beşiktaş en zor işi başardı.
Bundan sonrası teferruattır!..
IZE]
__________________
Bal-Kes çevrim dışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
Yeni konular açabilirsiniz --> izin yok
Yanıtlar gönderebilirsiniz --> izin yok
Eklentiler gönderebilirsiniz --> izin yok
Mesajlarınızı düzenleyebilirsiniz --> izin yok

vB koduAçık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Saat 20:18.


   

Search Engine Optimization by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69