| Üstad
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,675
Spor Toto derecesi: | Balıkesirspor ilk yarı kredisini tüketti
BALIKESİRSPOR ligin ilk yarısında hiç hesapta olmayan puanlar kaybetti. Kimsenin beklemediği puanları alarak da ligi hedef içerisindeki sırada bitirdi. Geride kalan 16 maçlık periyoda bakıldığında üst üste yaşanılan olumsuzluklara rağmen şans bizimle beraberdi.
“Çok şükürler olsun ki, Allah bile bizim yaptığımız hataları yüzümüze çarpmıyor.. Hani bir söz var ya; ‘top bizi sevdi’ diye.. Yaradan da bizi seviyor, yüzümüze gülüyor, yar ve yardımcımız oluyor…”
Şimdi bunları yazıyoruz diye bazı kişi veya çevreler bizi “bozguncu” veya “dönen tekere çomak sokuyor. Gelinen noktayı görmüyor musun, daha ne konuşuyorsun” diyebilir.
Zaten en büyük sorun burada.
Yönetim istiyor ki, herkes bizi alkışlasın.
Teknik kadro bekliyor ki; herkes takdir etsin, şak şak yapsın, her maç sonrası omuzlara alsın.
İyi de boş tenekeden güzel ses çıkar.
Eleştirileri hazmetmek başarının en önemli adımı olmalı.
Hatta yönetim ve teknik kadro demeli ki;
“Arkadaşlar bizim her yaptığımı doğru mu, neden bizi eleştirmiyorsunuz?”
Maalesef ligin ilk devresinde böyle bir yaklaşım göremedik.
Hatta eleştirilen, hareketleri ile de Balıkesirspor’a yakışmayan Demirtaş bir dayatma sonucu bir inat uğruna bu takımın başına getirilerek bazı mesajlar verilmeye çalışıldı.
İyi de sonra ne oldu?
“Bu adamı asla geri getirmeyin” diyen medya gözardı edildi ama, sonunda “Sen de mi brütüs” denilerek gönderildi.
Hem de kavga gürültüyle.. Adliye salonlarına taşınarak.
İlahi adalet diye buna derler.
Şimdi bizler yine kötü çocuk olacağız veya görüleceğiz.
Varsın olalım veya görülelim.
Bizi bilen bilir.
Amacımızın klasik deyimle “bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek” olduğunu çeyrek yüzyıldır herkes bilir.
Amaç, Balıkesir ve Balıkesirspor olursa kimse bizden şakşakçılık beklemesin.
İyiyi alkışlarız ama, daha iyiye ulaşmak için de kendi doğrularımızı çekinmeden söyleriz.
Biliriz ki; takke düşerse herkes keli görür. Biz takke düşmeden keli işaret etmeyi görev kabul ediyoruz.
Tabii ki anlayana..
Onun için de diyoruz ki;
Balıkesir gibi büyük bir ilin, gelecekte Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya aday bir kentin dışa açılan penceresi olan ekibimizin direksiyonunda neden Balıkesirspor’a yakışan usta bir teknik adam yok, çok merak ediyorum.
Sakın ola ki Aslan’ı küçümsediğimizi sanmayın.
Onun da geleceğini düşünerek yukarıdaki soruyu soruyorum.
Bir söz vardır;
“Herşeyi bildiğini zanneden, hiçbirşeyi öğrenemez..”
İzlenimimiz şu ki; Aslan kardeşimiz, kendisi açısından çok uzun olabilecek bir mesleki kariyeri hırsına yenik olarak tepiyor.
Üzerinde kimseyi istemiyor.
Kendini yeterli sanıyor.
Göbeğimizi kaşıya kaşıya yeneceğimiz takımlara kaybettiğimiz puanların verildiği maçları tekrar tekrar tekrar izlese yetmediğini görecek ama, maalesef ders almak yerine, kendisinin başarılı olmasını isteyenlere hareketler çekiyor, çektiriyor..
Dolayısıyla en büyük kötülüğü kendine yapıyor.
Neden mi?
Usta olabilmek için önce çırak, sonra kalfa olmak gerekiyor.
Aslan hemşerimizin hal ve hareketleri rahmetli Ecevit’in 4 ayda hızlandırılmış eğitim ile öğretmen yaptığı dönemi bize anımsatıyor.
Basamakları birer birer çıkmak yerine beşer beşer çıkmaya çalışıyor.
Bunun ülkemizde bir örneği var mı?
Varsa eğer biri bizlere söylesin.
Fatih Terim bile bu uzun yolda Göztepe, Ankaragücü gibi takımlarda dirsek çürüttü. Hemen birinci adam olamadı. Küme düşme tehlikeleri yaşadı. Kovuldu demek istemiyorum ama, görevden uzaklaştırıldı. Ne zaman ki, aklını başına devşirip Milli takımda Gündüz Tekin Onay, Tamer Güney, Seep Piontek gibi ustaların bilgi birikimlerini özümsemeyerek şu an geldiği noktaya yavaş yavaş ama, sağlam adımlarla geldi. İmparator oldu.
Oysa bütün antrenörlük kariyeri Göztepe ve Ankaragücü ile sınırlı kalabilirdi.
Balıkesirsporumuzda Eren Koç’tan bugüne dek bir çok teknik adam bir şekilde gönderilmiş (!) ama Aslan’a birşey olmamış!.
Bu genç kardeşimiz şunu bilmeli ki; BU ONUN YETERLİ, BAŞARILI, KALICI olduğunun göstergesi değildir.
Belki de bizim bilemediğimiz, göremediğimiz alandaki başka özelliklerinin neticesidir
Aslan, ‘Balıkesir’den teknik adam çıkmaz’ diyenleri yanıltmak ve Balıkesir’in gururu ve Fatih Terim gibi olmak istiyorsa, yarından tezi yok yönetime müracaat ederek şöyle demeli:
“Benim iyi bir teknik adam olarak Balıkesirspor ve Türk futboluna uzun yıllar hizmet etmem için lütfen ismi üzerinde kimsenin tartışmayacağı, kariyerli bir teknik adamı bu takımın başına getirin. Hem Balıkesirspor’umuz sınıf atlasın, hem de ben.”
Üstelik Aslan’ın bunu demesine gerek yok.
Alenen ortada.
‘Aslan’ımızla kişisel bir sorunumuz yok.
Bu satırların yazarı onunla da yanyana gelmiş değil.
Balıkesirli olması nedeniyle başarılı olmasını herkesten çok isteyen biriyim.
Bunun için de hedeflediği noktaya ulaşması ve bizim de onu ayakta alkışlayıp gurur duyacağımız konuma gelmesi için üzerinde birini hazmetmesi, ondan birşeyler öğrenmesi, tecrübe kazanması, kısacası çıraklık ve kafalalık dönemini sabırla atlatması gerekiyor.
Şimdi size çok iddialı birşey söyleyeceğim.
Şu ana kadar balayında idik.
Ligin ikinci bölümü cehennem gibi büyük ızdıraplara gebe.
İlk 5’e girmek için çaba gösterenler bir tarafta..
Küme düşmemek için can havliyle savaşacaklar bir yanda.
Kısacası denizde fırtına ve azgın dalgalar şimdiden dişini gösteriyor.
Siz olsanız bu azgın dalgalara karşı geminizin direksiyonuna kime teslim edersiniz?
Acemi bir denizciye mi, usta bir kaptana mı?
Ya da bu böyle bir azgın denizde kaç acemi denizci vardır ki direksiyona geçecek.
Geçtiğinde gemiyi limana ulaştıracak?
Sadece rüya ve masallarda olabilir belki ama, unutulmasın biz gerçekler ile ilgileniyoruz.
Sözün özü;
Balıkesirspor, 3. sınıf ligde misafir.
Bu sezon mutlaka 2. Lige çıkacak.
Buna da adımız kadar eminiz.
Çünkü futbolun ‘F’sinin bile olmadığı böylesine berbat bir ligden çıkamazsak isek, işimizi şansa, kadere, kısmete bırakmamız etkili olabilir.
Bakın “Denizli Belediye ve Tavşanlı mağlup. Altınordu ve Akhisar berabere. Kısacası değişen birşey yok. Üç takımın sınıf atlayacağı ligde hâlâ ikinciyiz” diyerek sorunları halının altına süpürdüğümüz zaman maalesef bu deniz bizi yutar.
Tıpkı dün yönetimsiz, parasız-pulsuz, teknik adamsız, 15 kişilik PAF takım ağırlıklı Aydınspor karşısında zaman zaman düştüğümüz aciz durumlar gibi azgın denizlerde can yeleksiz kalabiliriz.
__________________ |