Yalnız Mesajı Göster
Eski 23-09-2007, 02:35   #1
YARGIC
Moderator
 
YARGIC kullanıcısının avatarı
 
Giriş Tarihi: Feb 2007
Mesajlar: 1,200
Spor Toto derecesi:
SENE 1967 SARIYER in YAŞADIĞI KÖTÜ GÜN

Yıl 1967, senelerdir süren uğraşlara mücadelelere karşın bir türlü gelemeyen şampiyonluk Sarıyer Spor Kulübü’nde bir bıkkınlığa, yılgınlığa sebep olmuş. Ne yönetimde görev almak isteyen biri nede masrafları yüklenmek isteyen var. Hakem oyunları, siyasi kaygılarla yapılan kayırmalar, şanssızlıklar 27 yaşındaki kulübün 1. kümeye çıkmasına sürekli engel olmuş. Ümitsizlik hat safhada, imkânsızlıklar da öyle. Bu şartlar altında oluşturulan yönetim ve futbol takımı fazla bir iddiası olmasa da var gücüyle mücadele ediyor. Bu maçlardan biri de Uşakspor maçı idi. Rica minnet yönetime giren yöneticilerden kimse yok takımın başında, kafile başkanı aynı zamanda kulüp genel sekreteri İbrahim Balcı. Başka tek bir idareci yok takımın başında. Takımı maçlara taşıyan döküntü denebilecek otobüsün üstüne tüm malzemeler bağlanmış, zaten otobüsün içi futbolcusu, malzemecisi, yöneticisi tıka basa dolmuş, nefes almaya yer yok. Yağan yağmur tüm malzemeyi hamura çevirmiş, malzemeci kara kara düşünmekte. Bir iki haftadır alınan kötü sonuçlar zaten kimsede moral bırakmamış, yetmezmiş gibi otobüs Afyon yakınlarına geldiğinde kaza yapıyor. Yürümez hale gelen otobüsten herkes iniyor neyse ki herkesin durumu iyi. Bir an evvel yola devam edilmeli yoksa maça yetişilmesi imkânsız. Acilen araç aranıyor ve 2 küçük minibüs bulunuyor. Oyuncular ve malzemeler ikiye ayrılıp yola çıkılıyor. Yol boyunca yağmur şiddetini artırarak devam ediyor. Uşak stadına varıldığında kafileyi yeni sürprizler bekliyor. Maçın iki yan hakemi hava muhalefeti nedeniyle şehre ulaşamamışlar, saha göle dönmüş bataklığı andırıyor. Hakem maçı yarına tehir edeceğini bildirse de bu Sarıyer takımı için kabul edilemez zira bir gece daha kalmak için ne otel parası nede yemek parası var. Hakeme ve Uşakspor yöneticilerine durum anlatılıyor. Tribünde iki federasyon görevlisi yan hakem olarak alınıyor. Bu şartlar altında berbat bir sahada korkunç hava koşullarında maç oynanmaya başlıyor. Sarıyer iyi bir oyun sergileyip Cemil’in ayağından bir de penaltı kaçırarak maçı 2–1 kaybediyor. Kafilenin moralsizliği katlanarak artıyor. Afyon’dan Uşak’a gelinen minibüslerin yanına gelindiğinde yeni bir sürpriz daha, bir önceki hafta Afyon Uşak maçında çıkan olaylar nedeniyle Afyon’a kızgın olan Uşaklılar, Afyon plakalı minibüslerin camlarını kırmışlar. Hala devam eden yağmur ve buz gibi bozkır ayazında camı kırık minibüslerle Uşak’tan Afyon’a gelmek gece yarısını buluyor. Ama adeta üzerinde kara bir bulut dolaşan Sarıyer kafilesinin çilesi bitmiyor çünkü kaza yapan otobüsün tamiratı, fazladan tutulan iki minibüs, bu minibüslerin uğradı zararın tazmini gibi hesapta olmayan harcamalar hâsıl olunca para bitiyor. Uşak’tan ayrılmadan önce, maçı izlemeye gelmiş olan Hâkim Binbaşı Kaya Alpkartal'dan borç para alınsa da bu yeterli gelmiyor. Bu seferde oyuncuların hatta şoförün cebindeki paralar toplanıyor. Ertesi gün kafile Sarıyer’e ancak ulaşabiliyor. İşte tüm bu ahval ve şerait içinde dahi, Sarıyer Spor Kulübü’ne hizmet etmeyi bir ibadet gibi gören insanlar yılmadan verdikleri mücadeleler sonucu Sarıyer’e şampiyonluklar kupalar kazandırmışlar.
__________________
YARGIC Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla